Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemi, eğitim sektörünün temel sorunlarına çözüm arayan çeşitli taleplerle hareketli günler yaşıyor. Öğretmen sendikaları ve eğitim paydaşları, Öğretmenlik Meslek Kanunu’ndan yeni öğretmen atamalarına, ücretli öğretmenlik statüsünden kariyer basamakları sınavlarına kadar geniş bir yelpazede acil çözüm bekleyen konuları milletvekillerine taşıdı. Bu talepler, eğitim sisteminin daha adil, sürdürülebilir ve öğretmenlerin refahını gözeten bir yapıya kavuşması hedefini taşıyor.
Meclis’e iletilen talepler arasında en dikkat çekicisi, mevcut Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun (ÖMK) geri çekilerek tüm eğitim paydaşlarının katılımıyla yeniden hazırlanması çağrısı oldu. Öğretmenlerin mesleki itibarını ve çalışma koşullarını doğrudan etkileyen bu kanun teklifleri, uzun süredir eğitim camiasında tartışma konusu olmaya devam ediyor.
Öğretmenlik Meslek Kanunu ve Yeni Bir Vizyon Çağrısı
Eğitim sendikaları ve ilgili sivil toplum kuruluşları, yürürlükteki Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun öğretmenler arasında ayrımcılık yarattığını ve mesleğin sorunlarına çözüm üretmekten uzak olduğunu savunuyor. Meclis’e sunulan önerilerde, kanunun geri çekilerek aşağıdaki temel ilkeler doğrultusunda yeniden düzenlenmesi talep ediliyor:
- Kapsayıcılık: Yeni kanun taslağının hazırlanma sürecine, öğretmenlerin ve eğitim sendikalarının aktif katılımının sağlanması.
- 3600 Ek Gösterge: Tüm kamu görevlileri ve öğretmenler için 3600 ek göstergenin ayrım gözetmeksizin derhal hayata geçirilmesi.
- Kariyer Basamakları: Uzman öğretmenlik ve başöğretmenlik gibi kariyer basamaklarının objektif kriterlere bağlanması, sınavların kaldırılması veya sembolik hale getirilmesi.
- Sözleşmeli/Ücretli Öğretmenlik: Sözleşmeli ve ücretli öğretmenlik gibi güvencesiz istihdam modellerine son verilerek, tüm öğretmenlerin kadrolu statüye geçirilmesi.
Atamalar ve İstihdam Politikalarında Değişim Talepleri
Eğitim sistemindeki en büyük sorunlardan biri olan öğretmen açığı ve istihdam politikaları da Meclis gündeminde önemli bir yer tutuyor. Paydaşlar, bu alanda radikal değişiklikler beklediklerini dile getiriyor:
- 100.000 Atama Talebi: Öğretmen açığının kapatılması ve derslik başına düşen öğrenci sayısının azaltılması için acilen 100 bin yeni öğretmen ataması yapılması.
- Norm Fazlası Öğretmenler: Norm fazlası durumuna düşen öğretmenlerin mağduriyetlerinin giderilmesi, branşlarında veya ihtiyaç duyulan okullarda adil bir şekilde yeniden görevlendirilmesi. Özellikle meslek liselerindeki bazı branş öğretmenlerinin genel liselere atanabilmelerinin önü açılması.
- Ücretli Öğretmenliğe Son: Öğretmenlik mesleğinin onuruna yakışmadığı belirtilen ücretli öğretmenlik uygulamasının tamamen kaldırılması ve mevcut ücretli öğretmenlerin kadrolu statüye geçirilmesi.
Kariyer Basamakları Sınavlarına Eleştiri ve Çözüm Önerileri
Uzman ve başöğretmenlik sınavları, eğitim camiasında uzun süredir tartışılan ve öğretmenler arasında ayrımcılık yarattığı düşünülen bir konu. Meclis’e sunulan taleplerde, bu sınavlara ilişkin net bir duruş sergileniyor:
- Sınavların İptali: Uzman öğretmenlik ve başöğretmenlik için yapılan kariyer basamakları sınavlarının iptal edilmesi.
- “Gönüllü ve Sembolik” Seçenek: Eğer sınavların yapılması kaçınılmazsa, bunların mesleki gelişimi destekleyen, gönüllülük esasına dayalı ve sembolik bir nitelik taşıması gerektiği vurgulanıyor. Bu sayede öğretmenler arasında rekabet ve bölünme yerine, mesleki dayanışmanın ön planda tutulması hedefleniyor.
Sınıf Mevcutları ve Eğitim Kalitesi
Eğitim kalitesini doğrudan etkileyen bir diğer önemli konu da sınıf mevcutları. Talepler arasında, öğrenci odaklı bir eğitim için sınıf mevcutlarının ideal seviyelere çekilmesi yer alıyor:
- Mevcutların Azaltılması: Özellikle ilk ve orta dereceli okullarda derslik başına düşen öğrenci sayısının maksimum 20’ye indirilmesi isteniyor. Bu sayede öğretmenlerin her öğrenciyle daha yakından ilgilenebilmesi ve eğitimde verimliliğin artırılması amaçlanıyor.
Meclis’e sunulan bu kapsamlı talepler, Türkiye’deki eğitim sisteminin mevcut sorunlarına karşı bir çözüm haritası niteliği taşıyor. Eğitim paydaşları, milletvekillerinden bu konulara duyarlı yaklaşarak, öğretmenlerin ve öğrencilerin geleceği için adımlar atılmasını bekliyor.








