Eğitim alanına ayrılan kaynakların yetersizliği, Türkiye’yi uluslararası sıralamalarda gerilere düşürmeye devam ediyor. Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) tarafından yayımlanan güncel veriler, Türkiye’nin eğitim harcamalarının hem Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) hem de toplam kamu harcamaları içindeki payının OECD ortalamasının oldukça altında kaldığını ortaya koyuyor. Bu durum, Türkiye’yi listede sondan ikinci sıraya yerleştirerek, eğitim sektörüne ayrılan kaynakların eridiği ve bu alandaki yatırımın kritik seviyelere düştüğü endişesini doğruluyor.
OECD’nin “Bir Bakışta Eğitim 2023” raporunda yer alan 2020 verilerine göre, Türkiye’nin eğitim harcamaları, GSYH’sinin sadece %3.7’sini oluşturuyor. Bu oran, OECD ülkelerinin ortalaması olan %4.9’un belirgin bir şekilde altında kalırken, Türkiye’yi bu kategoride 40 ülke arasında 39. sıraya, yani sondan ikinci sıraya yerleştiriyor. Benzer şekilde, toplam kamu harcamaları içindeki eğitim harcamalarının payı da Türkiye için %10.4 olarak belirlenmiş durumda. Bu oran ise OECD ortalaması olan %11.2’nin gerisinde kalmakla kalmıyor, aynı zamanda Türkiye’yi bu alanda 40 ülke arasında sonuncu sıraya taşıyor.
Türkiye’nin Eğitim Harcamaları Verileri Neyi Gösteriyor?
Eğitim sektörü, bir ülkenin geleceği için stratejik öneme sahip temel bir yatırım alanıdır. Ancak OECD raporları, Türkiye’nin bu alana yeterli düzeyde kaynak ayırmakta zorlandığını gözler önüne seriyor. İşte kritik veriler:
- GSYH İçindeki Pay: Türkiye, GSYH’sinin %3.7’sini eğitime ayırıyor. Bu oranla Şili’nin (%3.5) hemen üzerinde yer alarak OECD ülkeleri arasında sondan ikinci sırada bulunuyor. OECD ortalaması ise %4.9.
- Toplam Kamu Harcamaları İçindeki Pay: Türkiye, toplam kamu harcamalarının %10.4’ünü eğitime ayırıyor. Bu oran, onu Kolombiya’nın (%4.5) ardından listede sonuncu sıraya yerleştiriyor. OECD ortalaması %11.2.
Bu düşük oranlar, eğitim kalitesi, altyapı, öğretmen maaşları ve öğrenci başına düşen harcama gibi birçok alanda yetersizliklere yol açma potansiyeli taşıyor. Uzmanlar, eğitim harcamalarının milli gelire oranının düşüklüğünün, uzun vadede ülkenin rekabet gücünü olumsuz etkileyebileceği konusunda uyarıyor.
Karşılaştırmalı Perspektif: Diğer Ülkelerle Durum
OECD raporu, Türkiye’nin eğitim harcamaları konusunda benzer ekonomik gelişmişlik düzeyindeki ülkelerin bile gerisinde kaldığını gösteriyor. Örneğin, GSYH içinde eğitime ayrılan payda Türkiye’den daha düşük tek ülke Şili iken, toplam kamu harcamaları içinde eğitime ayrılan payda Türkiye son sırada yer alıyor. Bu durum, yalnızca mutlak harcama miktarının değil, aynı zamanda kamu bütçesi içinde eğitime verilen önemin de uluslararası normların altında olduğunu ortaya koyuyor.
Eğitime ayrılan kaynakların yetersizliği, eğitim sistemindeki reformları, teknolojik yenilikleri ve kapsayıcılığı olumsuz etkileyebilir. Öğrenci başına düşen finansal desteğin azalması, eğitim materyallerinin eksikliği, modern laboratuvarların kurulamaması ve nitelikli öğretmen istihdamında yaşanan zorluklar, bu durumun doğrudan sonuçları arasında sayılabilir.
Eğitime Ayrılan Kaynakların Erimesinin Olası Sonuçları
Eğitime ayrılan bütçenin yetersizliği, eğitim sisteminde çeşitli sorunlara yol açabilir:
- Eğitim Kalitesinde Düşüş: Yetersiz kaynaklar, nitelikli öğretmen teminini, güncel müfredat geliştirmeyi ve modern eğitim materyallerini zorlaştırabilir.
- Altyapı Yetersizlikleri: Okul binalarının yenilenmesi, yeni teknolojik sınıfların oluşturulması gibi altyapı yatırımları sekteye uğrayabilir.
- Eşitsizliklerin Artması: Özellikle kırsal bölgelerde ve dezavantajlı gruplarda eğitim olanaklarına erişimde ve kalitesinde eşitsizlikler derinleşebilir.
- Beyin Göçü Riski: Eğitim sisteminin zayıflaması, nitelikli öğrencilerin ve akademisyenlerin yurt dışına yönelmesine neden olabilir.
Eğitim alanındaki bu tablo, Türkiye’nin gelecekteki insan kaynağı potansiyeli ve ekonomik kalkınması açısından ciddi riskler barındırmaktadır. Yetkililerin, bu verileri dikkate alarak eğitim bütçesini güçlendirme yönünde adımlar atması gerektiği vurgulanmaktadır.
Eğitime ayrılan kaynak işte böyle eridi: Türkiye listede sondan ikinci!
Evet, eğitime ayrılan kaynaklar, OECD ülkeleri karşılaştırmasında Türkiye’yi listede sondan ikinci (GSYH’ye oranla) ve hatta sonuncu (toplam kamu harcamalarına oranla) sıraya düşürerek erimiş durumdadır. Bu durum, ülkenin eğitim sektörüne verdiği önemin uluslararası standartların altında kaldığını açıkça göstermektedir.








