Eğitim-İş Sendikası, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) kapısında düzenlediği basın açıklamasıyla, “İnsanca Yaşayacak Ücret, Adil Emeklilik” kampanyası kapsamında topladığı 100 bini aşkın imzayı Meclis Başkanlığı’na sundu. Sendika, kamu emekçileri başta olmak üzere eğitim çalışanlarının içinde bulunduğu ekonomik çıkmaza dikkat çekerek, ek zam talebinde bulundu ve emeklilikte yaşanan hak gasplarının son bulmasını istedi.
Sendika Genel Başkanı Kadem Özbay, açıklamasında ülkenin derin bir ekonomik krizle boğuştuğunu, yüksek enflasyonun alım gücünü eriterek yoksulluğu yaygınlaştırdığını vurguladı. Özbay, kamu emekçilerinin maaşlarının yoksulluk sınırının altında kaldığını ve enflasyon karşısında eriyen ücretlerin çalışanları insanca yaşam standartlarından uzaklaştırdığını belirtti. Bu durumun özellikle eğitim emekçileri için sürdürülemez hale geldiği aktarıldı.
Kimler Talep Ediyor?
Bu önemli taleplerin ardında Eğitim-İş Sendikası ve Türkiye genelindeki eğitim emekçileri bulunuyor. Sendika, yürüttüğü geniş çaplı imza kampanyasıyla, kamu personelinin ortak sorunlarına dikkat çekerek, hak ettikleri yaşam ve çalışma koşullarına kavuşmaları için mücadele ediyor. Toplanan 100 bini aşkın imza, bu talebin tabandan gelen güçlü bir sesi olduğunu ortaya koyuyor.
Neden Bu Talep Gündemde?
Talebin ana nedenleri, Türkiye’de yaşanan ekonomik sıkıntılar ve kamu çalışanlarının bu durumdan ağır şekilde etkilenmesi olarak özetlenebilir. Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, Türkiye ekonomisindeki mevcut tabloyu şu maddelerle açıkladı:
- Türkiye’nin ekonomik krizi derinleşmektedir.
- Resmi enflasyon rakamlarının dahi kat kat üzerinde hissedilen bir gerçek enflasyon yaşanmaktadır.
- Asgari ücretin yoksulluk sınırının altında kalması, tüm çalışanların gelir düzeyini olumsuz etkilemektedir.
- Kamu emekçilerinin maaşları, enflasyon karşısında sürekli erimekte ve insanca yaşamaya yetmemektedir.
Özbay ayrıca, emeklilik sistemindeki mevcut uygulamaların “hak gaspına” yol açtığını ve yıllarca hizmet veren eğitim emekçilerinin, emekli olduklarında fiilen çalıştıkları döneme kıyasla çok daha düşük maaşlarla karşı karşıya kaldıklarını belirtti. Örneğin, emekli bir öğretmenin maaşının, çalışan bir öğretmenin maaşının neredeyse yarısına düşmesi, bu haksızlığın en somut göstergesi olarak sunuldu.
Ana Talepler Nelerdir?
Eğitim-İş Sendikası tarafından Meclis’e sunulan dilekçede ve yapılan açıklamada, kamu emekçilerinin ve özellikle eğitim çalışanlarının refah seviyesini yükseltmeye yönelik somut talepler dile getirildi:
- Ek Zam Talebi: Kamu emekçilerine, enflasyon karşısında ezilen maaşlarını iyileştirmek ve alım güçlerini artırmak amacıyla derhal ek zam yapılması.
- Adil Emeklilik: Emeklilikte yaşanan “hak gaspı”nın son bulması, emekli maaşlarının fiili çalışma süresi ve görev tanımıyla uyumlu, insanca yaşayacak düzeyde belirlenmesi.
- Ulusal Gelir Dağılımında Adalet: Türkiye’nin ulusal gelirinden emek ve alın terinin hak ettiği payı alması, adil bir gelir dağılımı politikası izlenmesi.
Bundan Sonra Ne Olacak?
Eğitim-İş Sendikası, TBMM’ye sunulan 100 bini aşkın imzanın ve dile getirilen taleplerin dikkate alınmaması durumunda, mücadelelerinin devam edeceğinin sinyalini verdi. Kadem Özbay, “Taleplerimiz karşılanana kadar eylemlerimiz sürecektir. Emekçinin alın teriyle kurulan düzen değil, hak ettiği saygın ve insanca yaşam koşullarının tesis edildiği bir Türkiye için mücadelemiz sürecektir,” diyerek kararlılıklarını dile getirdi. Sendika, kamuoyu ve siyasi iradenin bu taleplere duyarlılık göstermesini bekliyor.






