Türkiye’de kamu görevlileri ve memur emeklileri arasında derinleşen maaş eşitsizliği, sosyal adalet tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, uzun süredir dile getirilen ek gösterge mağduriyetinin ve emekli aylıklarının erimesinin görmezden gelinmesinin “sosyal adaletsizliğe ortak olmak” anlamına geldiğini belirtti. Emekli memurlar, çalışanlara yapılan düzenlemelerin kendi aylıklarına yansımaması nedeniyle alım güçlerinin düştüğünü ve hayat standartlarının giderek zorlaştığını vurguluyor.
Emekli maaşlarında yaşanan bu dramatik düşüşün temel nedenlerinden biri, çalışan kamu görevlilerine yönelik iyileştirmelerin emeklilere aynı oranda yansıtılmaması. Özellikle 2022 yılında hayata geçirilen 3600 ek gösterge düzenlemesinin, belirli meslek grupları dışındaki memur emeklilerini kapsamaması, mevcut eşitsizliği daha da derinleştirdi. Bu durum, emekli memurlar arasında büyük bir hayal kırıklığına yol açtı.
Maaşlarda Erime ve Ek Gösterge Çıkmazı
Memur emeklileri, özellikle yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı karşısında aylıklarının erimesinden şikayetçi. Sendikalara göre, çalışan memurlara yapılan zam ve iyileştirmelerin, emekli maaşlarına aynı oranda veya hiç yansımaması, aradaki makası her geçen gün açıyor. Bu durumun en somut göstergelerinden biri de ek gösterge meselesi. Ek göstergenin tamamının emekli aylıklarına yansıtılmaması, emekli maaşlarının olması gerekenin altında kalmasına neden oluyor.
Kamu-Sen tarafından yapılan açıklamalarda, çalışan memurun ek göstergesinin arttırılmasının emekli maaşına tam olarak yansıtılmamasının, emeklilerin mağduriyetini artırdığına dikkat çekiliyor. Emekli olduktan sonra statü ve alım gücü kaybı yaşayan kamu görevlileri, bu durumun insafsızlık ve adaletsizlik olduğunu dile getiriyor. Sendika, “emeklinin refahını artırmayan her düzenlemenin, sosyal devlet ilkesine aykırı olduğunu” vurguluyor.
3600 Ek Gösterge Talebi ve Kapsam
Emekli memurların en önemli taleplerinden biri, 3600 ek göstergenin tüm memur emeklilerine ayrım gözetmeksizin verilmesi. Geçmişte yapılan düzenlemenin kapsamının dar tutulması, aynı kadroda görev yapıp farklı ek göstergelerle emekli olanlar arasında bile adaletsizlikler yaratmıştır. Bu durum, özellikle memuriyet hayatının sonuna gelmiş veya emekli olmuş pek çok kamu görevlisinin mağduriyetini derinleştirmiştir.
Kamuda adil bir ücretlendirme ve emeklilik sisteminin temel direklerinden biri olan ek göstergenin, her düzeydeki kamu görevlisinin emekli aylıklarına ve ikramiyelerine tam olarak yansıtılması gerektiği belirtiliyor. Bu düzenlemenin, emekli memurların yıllarca verdikleri emeğin karşılığını alabilmeleri ve insanca yaşayabilmeleri için hayati önem taşıdığı ifade ediliyor.
Sosyal Adalet ve Eşitlik İlkesi
Memur emeklilerinin talepleri sadece ekonomik değil, aynı zamanda temel bir sosyal adalet ilkesinin yansıması. Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, bu konudaki duyarsızlığın “sosyal adaletsizliğe ortak olmak” anlamına geldiğini vurguluyor. Kamu hizmeti yapmış, ülkesine yıllarca hizmet etmiş insanların emeklilik dönemlerinde refah kaybı yaşaması, devletin sosyal sorumluluğuyla çelişen bir durum olarak görülüyor.
Emekli aylıklarının günümüz ekonomik koşullarına uygun olarak güncellenmesi, intibak düzenlemelerinin yapılması ve refah payı uygulamalarının adil bir şekilde emeklilere de yansıtılması, sosyal devlet olmanın gereklilikleri arasında sayılıyor. Emekli memurlar, kamuoyundan ve yetkililerden bu konuya acil çözüm getirilmesini bekliyor.







