Kamu çalışanları ve emeklilerine Temmuz ayından itibaren geçerli olmak üzere yapılan %25’lik maaş artışı, kamuoyunda ve sendikalar nezdinde geniş yankı uyandırdı. Bu artışın, geride kalan altı aylık enflasyon farkını kapatmaya yönelik olduğu belirtilirken, önümüzdeki dönemde beklenen enflasyon karşısında alım gücünü korumakta yetersiz kalacağı endişeleri dile getiriliyor. Çalışan temsilcileri, hayat pahalılığının giderek arttığı bu süreçte, söz konusu zammın “ek zam” ile desteklenmesi gerektiğinin altını çiziyor.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, yılın ilk altı ayında (Ocak-Haziran) enflasyon oranı %15,39 olarak gerçekleşti. Bu oran, memur maaşlarına yapılan zammın büyük bir kısmının aslında geçmiş döneme ait enflasyon farkını telafi etme amacı taşıdığını ortaya koyuyor.
Temmuz Zammının Detayları Nelerdi?
- Memur Maaşları: Kamu çalışanlarına %17,55 oranında enflasyon farkı ve %8,07 oranında sabit refah payı eklenerek toplamda %25,62’lik bir artış yapıldı. Bu oran, genellikle %25 olarak duyuruldu ve yansıtıldı.
- Emekli Maaşları: SSK ve Bağ-Kur emeklileri de %25 oranında zamdan faydalandı.
- Amaç: Bu zamların ana hedefi, Ocak-Haziran 2023 dönemindeki enflasyon karşısında kamu çalışanlarının ve emeklilerin yaşadığı alım gücü kaybını gidermekti.
Neden Ek Zam Çağrısı Yapılıyor?
Yapılan %25’lik zammın geçmiş enflasyon farkını büyük ölçüde kapatmasına rağmen, sendikalar ve kamu çalışanları bu artışın yetersiz olduğu görüşünde. Bunun temel nedenleri ise şöyle sıralanıyor:
- Yüksek Enflasyon Beklentisi: Türkiye ekonomisindeki genel gidişat ve bağımsız kuruluşların enflasyon tahminleri, yılın ikinci yarısında da enflasyonun yüksek seyrini sürdüreceğine işaret ediyor. Bu durum, Temmuz zammının kısa sürede erimesine yol açabilir.
- Alım Gücü Kaybı: Geçmiş 6 aylık enflasyon farkının telafisi, çalışanların refah seviyesini artırmaktan ziyade, mevcut alım güçlerini koruma amacı taşıyor. Ancak sürekli artan gıda, kira ve temel ihtiyaç fiyatları karşısında, bu telafi dahi yetersiz kalıyor.
- Refah Payı Tartışması: Zamma eklenen %8,07’lik refah payının, enflasyonun çok üzerinde seyreden hayat pahalılığına karşı gerçek bir refah artışı sağlamadığı iddia ediliyor. Sendikalar, gerçek anlamda bir refah payının, enflasyonun üzerinde, daha somut bir artışla verilmesi gerektiğini savunuyor.
Memur ve Emekli Kesiminde Artan Endişe
Özellikle eğitim çalışanları başta olmak üzere tüm kamu personeli ve emekliler, mevcut ekonomik koşullar altında geçim sıkıntısı yaşamaya devam ettiklerini belirtiyor. Maaşların daha ay bitmeden eridiği, temel ihtiyaçların karşılanmasında zorluk çekildiği yönündeki şikayetler artarak devam ediyor. Yetkililerden, memur ve emeklilerin alım gücünü artıracak, enflasyonun etkilerini hafifletecek ek tedbirler alınması talep ediliyor.
Ne Talep Ediliyor?
Kamu çalışanlarının temsilcileri ve sendikalar, Temmuz ayında yapılan zammın “geçmiş dönemi telafi” niteliğinde olduğunu belirterek, “geleceğe yönelik” ve alım gücünü gerçek anlamda artıracak bir ek zam çağrısında bulunuyor. Bu ek zammın, yılın ikinci yarısında beklenen enflasyon baskısını hafifletmesi ve çalışanların yaşam standartlarını yükseltmesi hedefleniyor.
Ekonomik veriler ve sahadan gelen geri bildirimler, maaş artışlarının sadece geçmişi telafi etmekle kalmayıp, gelecek projeksiyonlarını da dikkate alması gerektiğini gösteriyor. Aksi takdirde, memur ve emeklilerin alım gücü kaybı sarmalı devam edecek gibi görünüyor.








