Eğitim sürecinde öğrenci başarısının temelinde, okul, öğretmen ve veli işbirliğinin yattığı yadsınamaz bir gerçektir. Ancak zaman zaman bu üçgenin en önemli ayaklarından biri olan veli-öğretmen ilişkilerinde çeşitli sürtüşmeler ve yanlış anlaşılmalar yaşanabilmektedir. Öğretmenler, öğrencilerin akademik ve sosyal gelişimini en iyi şekilde desteklemek isterken, bazı veli tutum ve davranışları bu süreci olumsuz etkileyebiliyor. İşte öğretmenlerin en çok dile getirdiği ve eğitim ortamında istenmeyen olarak nitelendirdiği 16 veli davranışı detaylarıyla inceleniyor.
Bu davranışlar, genel olarak iletişim eksikliğinden sınır ihlallerine, bireysel farklılıkları göz ardı etmekten saygısız tutumlara kadar geniş bir yelpazeyi kapsamaktadır. Sağlıklı bir eğitim ortamı için velilerin bu konularda farkındalık geliştirmesi büyük önem taşımaktadır.
Veli-Öğretmen İlişkilerinde Sık Rastlanan Zorluklar
Öğretmenlerin mesleki yaşamlarında karşılaştığı ve işlerini zorlaştıran başlıca veli tutumları şunlardır:
- Öğretmenin İşine Karışmak: Öğretmenlerin eğitim metodolojilerine, sınıf yönetimine veya ders içeriklerine doğrudan müdahale etmeye çalışmak, öğretmenin mesleki yeterliliğine ve otoritesine gölge düşürür.
- Her Şeyi Biliyormuş Gibi Davranmak: Velinin, pedagojik konularda veya okul işleyişi hakkında “her şeyi bildiği” izlenimi vermesi, yapıcı diyalogu engeller ve öğretmenle arasına bir mesafe koyar.
- Saygısız Davranışlar Sergilemek: Öğretmene karşı ses tonunu yükseltmek, uygunsuz ifadeler kullanmak veya genel nezaket kurallarının dışına çıkmak, profesyonel ilişkinin temelini sarsar.
- Çocuklarını Kayırmak İstemek: Kendi çocukları için özel muamele, yüksek not veya ayrıcalık talep etmek, öğretmenleri etik ikilemlere sürükler ve sınıf içi adaleti zedeler.
- Çocuklarını Sürekli Savunmak: Öğrencinin hatalı olduğu durumlarda bile onu koşulsuz savunmak, çocuğun sorumluluk bilinci geliştirmesini engeller ve problemin çözümünü zorlaştırır.
- Öğretmeni Her Gördüğünde Konuşmak İstemek: Öğretmenin uygun olup olmadığını gözetmeksizin, okul koridorunda veya beklenmedik yerlerde uzun uzadıya sohbet etmeye çalışmak, öğretmenin zaman yönetimini bozar.
- Çocuğunun Gelişimini Takip Etmemek: Okul tarafından yapılan bilgilendirmelere veya veli toplantılarına katılmayarak çocuğun akademik ve sosyal gelişimine ilgisiz kalmak, öğrencinin destekten mahrum kalmasına neden olur.
- Çocuğun Bireysel Farklılıklarını Kabul Etmemek: Her çocuğun öğrenme hızı ve yeteneklerinin farklı olduğunu göz ardı ederek, kendi çocuğunu standart bir beklentiye sokmak veya başkalarıyla kıyaslamak, hem çocuğu hem de öğretmeni yıpratır.
- Diğer Velileri Çekiştirmek: Okul ortamında veya veli gruplarında diğer veliler hakkında olumsuz yorumlar yapmak, dedikodu yaymak, okul kültürünü ve veli birliğini bozar.
- Sınıf İçerisinde Veli Hiyerarşisi Oluşturmak: Veliler arasında sosyal veya ekonomik statüye dayalı bir ayrımcılık yaratmaya çalışmak, sınıf içi uyumu ve eşitliği olumsuz etkiler.
- Öğretmenin Özel Hayatına Karışmak: Öğretmenin mesleki alanı dışındaki kişisel yaşamı hakkında sorular sormak, yorum yapmak veya müdahil olmaya çalışmak, özel hayatın gizliliğini ihlal eder.
- Öğretmene Emir Verir Gibi Konuşmak: Üstenci bir tonla talimat vermek veya talepleri emrivaki şeklinde iletmek, öğretmenin profesyonel kişiliğine saygısızlık olarak algılanır.
- Başkalarını Kötülemek: Diğer öğretmenler, okul yönetimi veya başka personel hakkında olumsuz ve yapıcı olmayan eleştirilerde bulunmak, güven ortamını sarsar.
- Öğretmenin Otoritesini Sarsmak: Öğrenci veya diğer velilerin yanında öğretmenin kararlarını veya yetkisini sorgulamak, öğretmenin sınıf içindeki konumunu zayıflatır.
- Okul-Veli İşbirliğinden Uzak Durmak: Okulun düzenlediği etkinliklere, projelere veya veli birliği çalışmalarına katkı sağlamaktan kaçınmak, işbirliği ruhunu zedeler.
- Öğretmenlerin Kendilerine Değer Vermediklerini Düşünmeleri: Velinin, öğretmenin öğrencisine veya kendisine yeterince değer vermediği gibi yanlış bir algıya kapılması, çoğu zaman yanlış anlamalar veya iletişim eksikliğinden kaynaklanır.
Öğrenci başarısı için vazgeçilmez olan veli-öğretmen işbirliğinin güçlendirilmesi, karşılıklı saygı, empati ve açık iletişim kanallarının kurulmasıyla mümkündür. Her iki tarafın da ortak hedefi olan öğrencinin iyiliği için bu olumsuz davranışlardan kaçınılması, daha verimli ve pozitif bir eğitim ortamı yaratacaktır.








