Valilikler, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun kendilerine yüklediği görevleri yerine getirmeyen ve başıboş sokak hayvanlarının kontrolünü sağlamayan belediyeler hakkında kritik bir adım atmaya hazırlanıyor. Yapılan açıklamalara göre, ilgili sorumluluklarını aksatan yerel yönetimler, idari soruşturma başlatılmak üzere doğrudan Cumhuriyet Başsavcılıklarına bildirilecek. Bu karar, son dönemde artan sokak hayvanı popülasyonu ve buna bağlı güvenlik endişeleriyle birlikte, belediyelerin kanuni yükümlülüklerini daha etkin bir şekilde yerine getirmesi gerektiğini vurguluyor.
Bu uygulama, belediyelerin başıboş hayvanları toplama, kısırlaştırma, aşılama ve rehabilite etme yükümlülüğünü ciddi bir şekilde denetlemeyi amaçlıyor. Özellikle kamu sağlığı ve vatandaş güvenliği açısından taşıdığı riskler göz önüne alındığında, Valiliklerin bu konudaki kararlılığı önem arz ediyor.
Hukuki Arka Plan ve Belediyelerin Sorumluluğu
Valiliklerin belediyelere yönelik bu kararı, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun 24. maddesinden kaynaklanıyor. Bu madde, yerel yönetimlerin sahipsiz ve güçten düşmüş hayvanların korunması, rehabilitasyonu ve sahiplendirilmesi konularındaki görev ve yetkilerini açıkça tanımlıyor. Kanun kapsamında belediyelere düşen başlıca görevler şunlardır:
- Başıboş hayvanların tespit edilmesi ve toplanması.
- Toplanan hayvanların geçici bakımevlerinde barındırılması ve beslenmesi.
- Hayvanların kısırlaştırılması, aşılanması ve sağlık kontrollerinin yapılması.
- Rehabilite edilen hayvanların işaretlenerek alındığı ortama geri bırakılması (yeterli alan varsa ve saldırganlık durumu yoksa).
- Sahiplendirme çalışmalarının yürütülmesi ve toplumda hayvan sevgisinin yaygınlaştırılması.
- Kuduz ve diğer bulaşıcı hastalıkların yayılmasını önlemek adına gerekli tedbirlerin alınması.
Valilikler, belediyelerin bu sorumluluklarını eksiksiz yerine getirip getirmediğini periyodik olarak denetleme yetkisine sahiptir.
Valiliklerin Rolü ve Denetim Süreci
Valilikler, kamu düzeni, sağlığı ve güvenliğini sağlamakla görevli idari makamlar olarak, belediyelerin 5199 sayılı Kanun’dan doğan görevlerini yerine getirme süreçlerini yakından takip ediyor. Bu süreçte:
- Şikayet ve Bildirimler: Valiliklere ulaşan vatandaş şikayetleri ve resmi kurum bildirimleri, denetim sürecini tetikleyen önemli unsurlardan biridir.
- İnceleme ve Uyarı: Yapılan incelemeler sonucunda belediyelerin eksik veya yetersiz kaldığı tespit edildiğinde, Valilikler öncelikle ilgili belediyeyi uyararak eksikliklerin giderilmesi için süre tanır.
- Savcılığa Bildirim: Verilen süreye rağmen kanuni görevlerini yerine getirmeyen veya aksatan belediyeler hakkında, “görevi ihmal” veya “görevi kötüye kullanma” suçlamasıyla Cumhuriyet Başsavcılıklarına bildirimde bulunulur. Bu bildirim, idari bir soruşturmanın başlatılmasına zemin hazırlar.
Neden Bu Adım Atıldı? Kamu Sağlığı ve Güvenliği Endişeleri
Valiliklerin bu denetim ve bildirim mekanizmasını daha aktif kullanma kararı almasında, son dönemde artan şikayetler ve kamuoyundaki endişeler etkili oldu. Özellikle büyük şehirlerde ve kırsal bölgelerde başıboş hayvan sayısındaki artış, beraberinde çeşitli sorunları getirdi:
- Kamu Sağlığı Riskleri: Kısırlaştırma ve aşılama oranlarının düşük kalması, kuduz gibi zoonotik hastalıkların yayılma riskini artırmaktadır.
- Vatandaş Güvenliği: Başıboş köpeklerin neden olduğu saldırı vakaları, özellikle çocuklar ve yaşlılar için ciddi güvenlik tehditleri oluşturmaktadır.
- Çevre Temizliği ve Huzur: Kontrolsüz üreme ve beslenme alanları, çevre kirliliğine ve mahallelerde huzursuzluğa yol açabilmektedir.
Bu nedenlerle, Valilikler belediyelerin bu konudaki sorumluluklarını “idari bir yük” olarak değil, “kamusal bir zorunluluk” olarak görmesi gerektiği mesajını veriyor.
Olası Yasal Sonuçlar
Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan bildirimler sonucunda, ilgili belediye yetkilileri hakkında Türk Ceza Kanunu kapsamında “görevi ihmal” veya “görevi kötüye kullanma” suçlamasıyla soruşturma başlatılabileceği belirtiliyor. Bu durum, sorumluluklarını aksatan yerel yöneticilerin hukuki ve cezai yaptırımlarla karşı karşıya kalabileceği anlamına geliyor. Böylece, kanuni yükümlülüklerin yerine getirilmesi konusunda daha caydırıcı bir mekanizma oluşturulması hedefleniyor.






