Spot altın fiyatları, küresel piyasalardaki belirsizlikler ve ABD Merkez Bankası (Fed)’nın faiz indirimlerine ilişkin artan beklentilerle perşembe günü tarihi bir rekor seviyeye yükseldi. Kıymetli metalin ons fiyatı, gün içinde 2.195,10 doları aşarak, 4 Aralık’ta kaydettiği 2.146,79 dolarlık bir önceki zirveyi geride bıraktı. Bu yükseliş, yatırımcıların güvenli liman arayışının ve gelecekteki para politikası adımlarına dair iyimserliğin bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
Altının bu güçlü performansı, hem Fed’in olası faiz indirimlerinin cazibesini artırması hem de dünya genelindeki jeopolitik gerilimlerin etkisiyle tetiklendi. Analistler, bu iki ana faktörün altın piyasasında yukarı yönlü ivmeyi sürdüreceğini öngörüyor.
Altın Neden Yükselişe Geçti?
Altının rekor seviyelere tırmanışının arkasında birkaç temel dinamik bulunuyor:
- Fed Faiz İndirimi Beklentileri: Piyasalar, Fed’in Haziran ayında faiz indirimlerine başlayacağına dair güçlü sinyaller alıyor. Faiz oranlarının düşmesi, getirisi olmayan altın gibi varlıkları daha cazip hale getirir çünkü elde tutmanın fırsat maliyeti azalır.
- Jeopolitik Gerilimler: Rusya-Ukrayna savaşı ve Orta Doğu’daki çatışmalar (İsrail-Hamas) gibi küresel jeopolitik riskler, yatırımcıları güvenli liman olarak görülen altına yönlendiriyor. Belirsizlik dönemlerinde altın, varlık koruma aracı olarak öne çıkıyor.
- Merkez Bankası Alımları: Dünya genelindeki merkez bankalarının rezervlerini çeşitlendirme ve enflasyona karşı korunma amacıyla altın alımlarına devam etmesi, talebi destekleyen önemli bir faktör.
- Enflasyon Endişeleri: Enflasyonun kalıcı olabileceğine dair endişeler, altını enflasyona karşı bir “hedge” (koruma) aracı olarak konumlandırıyor.
Uzmanlar Ne Diyor?
Piyasa uzmanları, altının yükseliş trendinin devam edebileceği konusunda hemfikir. EverBank eş başkanı Chris Gaffney, “Altın, devam eden jeopolitik gerilimler ve faiz indirimi olasılığından destek alıyor” yorumunda bulundu. Gaffney, bu faktörlerin kıymetli metalin cazibesini artırdığını vurguladı.
TD Securities stratejisti Bart Melek ise, Fed’in faiz indirimlerine başlama ihtimalinin altını desteklediğini belirtti. Melek, güncel piyasa dinamiklerinin devam etmesi halinde altının ikinci çeyrekte 2.300 dolar seviyesini hedefleyebileceğini öngördü. High Ridge Futures Direktörü David Meger de benzer bir görüşü paylaştı; düşük faiz oranlarının, getirisi olmayan altın gibi varlıkları elde tutmanın fırsat maliyetini azalttığını ve bu durumun altına olan talebi artırdığını ifade etti.
Gelecek Beklentileri ve Olası Senaryolar
Piyasalardaki genel beklenti, Fed’in faiz indirim döngüsüne Haziran ayında başlayacağı yönünde. Bu beklenti, doların zayıflamasına ve altının güçlenmesine zemin hazırlıyor. Eğer Fed, enflasyon kontrol altına alınırken ekonomik büyümeyi desteklemek adına faiz indirimlerine başlarsa, altının cazibesi daha da artacaktır. Ayrıca, küresel ekonomideki yavaşlama sinyalleri veya yeni jeopolitik şoklar, güvenli liman olarak altına olan talebi daha da tetikleyebilir.
Analistler, altının 2.300 dolar seviyesine doğru ivmesini sürdürmesinin muhtemel olduğunu belirtirken, bu seviyenin üzerinde yeni rekorların test edilebileceği konusunda uyarıyorlar. Ancak, Fed’in beklenenden daha şahin bir duruş sergilemesi veya enflasyonun yeniden yükselişe geçmesi gibi ters rüzgarlar, altının yükselişini sınırlayabilir.
Kısacası, altın piyasası, hem makroekonomik beklentiler hem de jeopolitik olaylar ışığında güçlü bir konumda bulunuyor ve yakın vadede yeni zirvelere doğru hareket etme potansiyelini koruyor.








