ANKARA – Tüm dünyada çocuk işçiliğiyle mücadele bilincini artırmak amacıyla her yıl 12 Haziran’da anılan Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü, Türkiye ve küresel ölçekte bu ciddi soruna bir kez daha dikkat çekti. Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) Türkiye Temsilciliği ve Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Türkiye Ofisi, yaptıkları açıklamalarla çocuk işçiliğinin kabul edilemez olduğunu vurgulayarak, çocukların iş sahasında değil, okul sıralarında olması gerektiğinin altını çizdi. Her iki kuruluş da çocuk işçiliğinin sona erdirilmesi için kapsamlı sosyal koruma mekanizmaları ve kaliteli eğitime erişimin hayati önem taşıdığını belirtti.
Ne yazık ki, dünya genelinde çocuk işçiliği sorunu hala milyonlarca çocuğun hayatını derinden etkiliyor. ILO ve UNICEF tarafından hazırlanan rapora göre, 2020 yılı itibarıyla 5-17 yaş grubundaki yaklaşık 160 milyon çocuk, küresel çapta çocuk işçiliğine maruz kalıyor. Bu çocuklar, eğitim, sağlık ve güvenli bir çocukluk haklarından mahrum bırakılarak fiziksel ve zihinsel gelişimleri riske atılıyor.
Küresel ve Ulusal Durum: Vahim Tablo
UNICEF ve ILO’nun verilerine göre, pandemi süreci ve ekonomik zorluklar, dünya genelinde çocuk işçiliği rakamlarının yeniden artmasına neden oldu. Türkiye de bu küresel sorundan payını alıyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile ILO’nun 2019 yılında ortaklaşa gerçekleştirdiği Çocuk İşgücü Anketi sonuçlarına göre, 5-17 yaş grubundaki çocukların %4,7’si yani 720 bin çocuk işgücüne katılıyor.
- Bu çocukların %30,8’ini kız çocukları, %69,2’sini ise erkek çocukları oluşturuyor.
- Çocuk işçilerin yaş gruplarına bakıldığında, %79,7’si 15-17 yaş grubunda yer alıyor.
- Özellikle tarım sektöründe çalışan çocuklar, ağır koşullar ve tehlikeli işlerle karşı karşıya kalarak ciddi riskler taşıyor.
UNICEF Türkiye’den Net Mesajlar
UNICEF Türkiye Temsilciliği, çocuk işçiliğinin, çocukların en temel hakları olan eğitim, sağlık ve güvenli bir ortamda büyüme haklarını ihlal ettiğini güçlü bir şekilde ifade etti. UNICEF, çocukların potansiyellerini tam olarak gerçekleştirebilmeleri için güvende olmaları, öğrenmeleri ve oynamaları gerektiğini vurguladı. Kuruluş, bu sorunun üstesinden gelmek için şu adımların atılması çağrısında bulundu:
- Sosyal koruma sistemlerinin güçlendirilmesi.
- Tüm çocukların kaliteli eğitime erişiminin sağlanması.
- Çocukların her türlü şiddet, istismar ve sömürüden korunması.
ILO Türkiye: Pandemi Etkisi ve Çözüm Önerileri
ILO Türkiye Ofisi de Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü kapsamında yaptığı açıklamada, çocuk işçiliğinin pandemiyle birlikte küresel çapta arttığını belirtti. ILO, çocukların eğitim hakkına ve sağlıklı bir çocukluk geçirme hakkına vurgu yaparak, çocuk işçiliğinin ortadan kaldırılması için hükümetler, işverenler, işçiler ve sivil toplumun ortak hareket etmesi gerektiğini kaydetti.
ILO’nun önerdiği çözüm yolları arasında:
- Çocukların eğitime erişimlerinin iyileştirilmesi.
- Yoksullukla mücadele için ailelere yönelik sosyal koruma programlarının genişletilmesi.
- Yetişkinlerin insana yakışır iş koşullarında çalışmasının sağlanması.
ILO Türkiye, ayrıca Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile yürüttüğü “Çocuk İşçiliğinin İzlenmesi ve Ortadan Kaldırılması” programının önemine dikkat çekti. Bu program, risk altındaki çocukların tespit edilerek desteklenmesini ve çocuk işçiliğinden kurtarılmasını hedefliyor.
Çocuk İşçiliğinin Yıkıcı Etkileri
Çocuk işçiliği, sadece yasalara aykırı bir durum değil, aynı zamanda derin insani ve toplumsal sonuçları olan bir sorundur. Çocuk işçiliği, çocukları çocukluklarından, eğitim haklarından, sağlıklarından ve onurlarından mahrum bırakır. Bu durum, onların fiziksel ve zihinsel gelişimlerini engeller, gelecekteki fırsatlarını sınırlar ve nesiller arası yoksulluk döngüsünü pekiştirir.
UNICEF ve ILO’nun ortak çağrısı, çocukların geleceğini inşa etmek adına atılması gereken acil adımları işaret ediyor. Her çocuğun yeri, bir iş sahası değil, güvende hissedebileceği, öğrenebileceği ve potansiyelini keşfedebileceği bir okul sırasıdır.

