Milli Eğitim Bakanlığı’na (MEB) bağlı İl Milli Eğitim Müdürlükleri, 24 Kasım 2023 tarihinde Öğretmenlik Meslek Kanunu (OMK) ve eğitimdeki şiddet olaylarını protesto etmek amacıyla iş bırakma eylemine katılan öğretmenler hakkında disiplin soruşturmaları başlattı. Bu durum, eğitim sendikalarının sert tepkisine neden oldu. Eğitim-Sen, başlatılan soruşturmaları “keyfi, hukuksuz ve haksız” olarak niteleyerek, eylem yapan öğretmenlerin yanında duracaklarını açıkladı.
Sendika, öğretmenlerin anayasal haklarını kullanarak demokratik bir şekilde yaptıkları eylemlerin hedef alınmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı. Yapılan açıklamada, soruşturmaların derhal durdurulması ve öğretmenlerin üzerindeki baskının son bulması çağrısı yapıldı.
Ne Oldu?
24 Kasım 2023 tarihinde, Türkiye genelindeki birçok öğretmen, Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun (OMK) yarattığı sorunlar ve eğitim kurumlarında artan şiddet olaylarına dikkat çekmek amacıyla bir günlük iş bırakma eylemi gerçekleştirmişti. Bu eylemin ardından, İl Milli Eğitim Müdürlükleri, eyleme katılan öğretmenler hakkında disiplin soruşturmaları başlattı. Soruşturmalar, öğretmenlerin sendikal faaliyet ve demokratik protesto hakları kapsamında değerlendirilen eylemlerine yönelik idari bir müdahale olarak yorumlandı.
Neden Protesto Edildi?
Öğretmenlerin iş bırakma eyleminin temelinde iki ana sorun yatıyordu:
- Öğretmenlik Meslek Kanunu (OMK): Kanunun, öğretmenler arasında ayrımcılığa yol açtığı, kariyer basamakları sınavının öğretmenlik mesleğinin saygınlığını zedelediği ve öğretmenlerin beklentilerini karşılamadığı eleştirileri bulunuyor. Kanunun geniş bir kesimin itirazına rağmen yürürlüğe konulması, öğretmenlerin tepkisini çekmişti.
- Eğitimde Artan Şiddet Olayları: Özellikle son dönemde eğitim çalışanlarına yönelik şiddet olaylarının artması, öğretmenlerin güvenli bir çalışma ortamı taleplerini yükseltmişti. İş bırakma eylemi, bu konuda yetkililerin acil önlem alması çağrısının bir parçasıydı.
Sendikanın Tepkisi Ne Yönde?
Eğitim-Sen, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, Milli Eğitim Bakanlığı’nı (MEB) ve İl Milli Eğitim Müdürlüklerini hedef alarak sert eleştirilerde bulundu. Sendikanın açıklamalarında öne çıkan başlıklar şunlar oldu:
- Hukuksuz ve Keyfi Uygulama: Başlatılan soruşturmaların hukuka aykırı olduğu ve sendikal hakları hedef aldığı belirtildi. Öğretmenlerin demokratik bir eylemle seslerini duyurmalarının engellenmeye çalışıldığı ifade edildi.
- Sendikal Faaliyetlere Müdahale: MEB’in sendikal hak ve özgürlüklere müdahale ettiğini, iş bırakma eyleminin sendikal bir faaliyet olduğunu ve bu tür soruşturmalarla örgütlenme özgürlüğünün kısıtlanmaya çalışıldığını vurguladılar.
- Anayasal Hakların İhlali: Anayasa’nın 51. maddesindeki örgütlenme hakkı, 53. maddesindeki toplu iş sözleşmesi hakkı (memurlar için görüşme ve danışma hakkı), 54. maddesindeki grev hakkı (iş bırakma eylemi bağlamında) ve 34. maddesindeki toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı ihlal edildiği belirtildi.
Hukuki ve Uluslararası Dayanaklar
Eğitim-Sen, açıklamasında sadece ulusal hukuka değil, aynı zamanda uluslararası hukuk normlarına da atıfta bulundu. Birleşmiş Milletler (BM) belgeleri, Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) sözleşmeleri ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) gibi uluslararası metinlerde sendikal hakların ve demokratik eylem özgürlüğünün güvence altına alındığına dikkat çekildi. Bu hakların Türkiye tarafından da imzalanan uluslararası sözleşmelerle koruma altında olduğu vurgulandı.
Eğitim-Sen’den Çağrı ve Uyarı
Eğitim-Sen, MEB’e ve ilgili birimlere acil çağrıda bulunarak, öğretmenlere yönelik tüm disiplin soruşturmalarının ve cezalandırma girişimlerinin derhal durdurulmasını talep etti. Sendika, eylem yapan öğretmenlerin yalnız olmadığını ve bu süreçte tüm hukuki ve sendikal desteği sağlayacaklarını beyan etti. Ayrıca, öğretmenlerin demokratik ve sendikal haklarına yönelik bu tür saldırıların, eğitim camiasındaki huzursuzluğu daha da artıracağı ve yeni tepkilere zemin hazırlayacağı uyarısında bulunuldu.
Sendika, eğitimin niteliği ve öğretmenlerin hakları için mücadelelerinin kararlılıkla süreceğini, haklarını arayan hiçbir eğitim emekçisinin yalnız bırakılmayacağını kamuoyuna duyurdu.






