Türkiye’de kamu çalışanları ve özellikle öğretmenler, mevcut vergi sisteminin getirdiği ağır yük altında maaşlarının aylar geçtikçe erimesinden şikayetçi. Eğitim-İş Sendikası, “kaşıkla verilenin kepçeyle geri alındığı” benzetmesiyle eleştirdiği bu sistemi “adaletsiz” olarak nitelendirerek, öğretmenlerin yılın ortalarına doğru artan vergi dilimleri nedeniyle net maaşlarında ciddi kayıplar yaşadığını vurguluyor.
Sendikadan yapılan açıklamada, eğitim çalışanlarının enflasyon karşısında zaten yetersiz kalan maaşlarının, ilerleyen aylarda yükselen vergi dilimleriyle daha da azaldığı belirtildi. Eğitim-İş, vergi dilimlerinin enflasyon oranında güncellenmemesi ve matrahların düşük tutulması nedeniyle öğretmenlerin kısa sürede üst vergi dilimlerine çıkarak gelirlerinin önemli bir kısmını vergiye kaptırdığını ifade etti.
Vergi Sistemi: Kaşıkla Verip Kepçeyle Almak mı?
Eğitim-İş’in eleştirilerinin merkezinde, vergi sisteminin işleyişi yatıyor. Sendika, kamu çalışanlarının ve öğretmenlerin maaş artışlarının, yükselen vergi dilimleri tarafından kısa sürede nötralize edildiğini savunuyor. Bu durum, yılın başındaki maaş ile yılın sonundaki net maaş arasında ciddi bir fark yaratıyor.
- Hızlı Dilim Atlama: Ortalama bir öğretmen, nisan veya mayıs ayında %20’lik vergi dilimine, eylül veya ekim ayında ise %27’lik dilime giriyor. Bu durum, gelirdeki artışın yerine, vergi yükünün artmasına neden oluyor.
- Enflasyon Karşısında Erime: Vergi dilimi matrahlarının enflasyon oranında yeterince artırılmaması, her yıl daha fazla çalışanın daha erken üst vergi dilimlerine girmesine yol açıyor. Bu da maaş zammının alım gücüne yansımasını engelliyor.
Sermayeye Teşvik, Emeğe Vergi Yükü
Eğitim-İş, vergi adaletinin bozulduğunu ve sistemin emeği sömürürken sermayeyi teşvik ettiğini öne sürüyor. Sendikanın açıklamasına göre:
- Vergi sisteminde sermaye sahiplerine ve bankacılık sektörüne çeşitli muafiyetler ve düşük kurumlar vergisi oranları uygulanırken, çalışanların gelir vergisi yükü ağırlaştırılıyor.
- Kurumlar vergisinin %25’ten %20’ye, hatta bazı sektörlerde %15’e düşürülmesi gibi uygulamalar, vergi gelirlerinin büyük kısmının dolaylı vergiler ve düşük gelirli kesimler üzerinden toplanmasına neden oluyor.
- Bu durum, gelir dağılımındaki adaletsizliği derinleştiriyor ve toplumda büyük bir rahatsızlık yaratıyor.
Eğitim-İş’ten Adil Vergi Sistemi Talepleri
Eğitim-İş Sendikası, bu adaletsizliğin giderilmesi ve daha adil bir vergi sisteminin tesis edilmesi için aşağıdaki somut talepleri dile getiriyor:
- Vergi Dilimlerinin Enflasyona Göre Ayarlanması: Vergi dilimi matrahlarının her yıl enflasyon oranında ve yeniden değerleme oranının üzerinde artırılması.
- İlk Dilimin Sabitlenmesi: Yıl içinde hiçbir öğretmenin %20’lik vergi dilimine girmeden yılı tamamlaması ve ilk vergi diliminin %10 olarak sabitlenmesi. Bu dilimin güncel asgari ücretin katları şeklinde düzenlenmesi.
- Dolaylı Vergilerin Azaltılması: Gıdadan barınmaya kadar temel ihtiyaç maddelerinden alınan KDV ve ÖTV oranlarının sıfırlanması veya sembolik düzeylere indirilmesi.
- Sermayeden Daha Fazla Vergi: Servet ve sermaye gelirlerinden alınan doğrudan vergilerin artırılması.
- Vergi Aflarına Son: Vergi afları ve yapılandırmalarının sona erdirilerek, vergisini düzenli ödeyenlerin mağduriyetinin giderilmesi.
- Gelire Göre Vergilendirme: Az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınan adil bir vergi sistemine geçilmesi.
Sendika, bu adımların atılması halinde hem kamu çalışanlarının alım gücünün artırılacağını hem de gelir dağılımındaki adaletsizliğin bir nebze olsun giderilebileceğini belirtiyor. Aksi takdirde, öğretmenlerin ve diğer kamu çalışanlarının maaşlarının vergi yükü altında erimeye devam edeceği uyarısında bulunuluyor.

